AIDS (Kazanılmış Bağışıklık Yetmezlik Sendromu), ilk kez 1981 yılında tanımlanmış ve neden olan virüs 1984 yılında izole edilerek HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) adını almıştır. Sağlık Bakanlığı kayıtlarına göre, Türkiye'deki ilk AIDS vakası 1985 yılında bildirilmiştir. Bu virüs vücudun bağışıklık sistemini zayıflatarak hastayı tedavisi zor ve ağır seyirli başka hastalıklara (enfeksiyonlar ve kanser) yatkın hale getirir. Konu hakkında yanlış ve eksik bilgi, hastalığın tüm dünyada hızla yayılmasında ve kontrol altına alınamamasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu yüzden, AIDS veya HIV enfeksiyonu konusunda toplum farkındalığını arttırmak amacıyla 1988 yılından beri 1 Aralık günü “Dünya AIDS Günü” olarak kabul edilmekte ve çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2020 yılına kadar dünya üzerindeki hastaların %90’nına tanı konulmasını, hastaların %90’nının tedaviye ulaşmasını, tedavi alan hastaların %90’nınında viral çoğalmayı kontrol altına almayı ve “2030’a kadar AIDS’i sonlandırmayı” hedeflemektedir.

AIDS Tüm Dünyada Önemli bir Hastalık Olmaya Devam Etmektedir

Günümüzde dünya genelinde yaklaşık 37 milyon kişi HIV ile enfektedir. Gerçekte bu sayının, dünya genelinde HIV ile enfekte kişilerin sadece %70’ini oluşturduğu, diğer %30’unun hastalıklarının farkında olmadıkları tahmin edilmektedir.

Bugüne kadar yaklaşık 35 milyon kişi AIDS ilişkili sebeplerden hayatını kaybetmiştir. Sadece 2016’da dünya genelinde 1.8 milyon yeni hasta tespit edilmiş, 1 milyon kişi hayatını kaybetmiştir. Dünya genelinde 2000 ile 2016 yılları arasında ölüm sayıları 1/3 oranında azalmasına rağmen hastalık halen önemini korumaktadır.

Ülkemizde Yeni Hasta Sayısı Hızla Artmaktadır

Dünya genelinde yeni HIV tanılı hasta sayısı azalırken, ülkemizde tam tersine her yıl yeni tanılı hasta sayısındaki artış endişe vericidir.

Dünya genelinde 2000 ile 2016 yılları arasında yeni HIV enfeksiyonlarının sayısı %39 azalırken ülkemizde ise tam tersine her yıl giderek artan yeni hasta sayısının son 6 yıl içinde katlanarak hızlı artışı dikkati çekmektedir. Ülkemizde halen her gün 6 yeni hasta tespit edilmektedir. Hastaların yarısı İstanbul’da tanı ve tedavi almaktadır.

AIDS, Her Türlü Korunmasız Cinsel İlişki ile Bulaşır

Virüs kan, meni ve genital sekresyonlarda yoğun olarak bulunmaktadır ve her türlü korunmasız cinsel ilişki bulaş açısından risk oluşturur. Uyuşturucu ve damar içi madde bağımlılarının ortak enjektör kullanmaları da önemli bir bulaş yoludur. Nadiren de olsa, kan ve kan ürünleri ile bulaşma mümkündür. Bu yüzden, ülkemizde 1987 yılından beri tüm kan ve kan ürünlerinin HIV yönünden test edilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Bir diğer önemli bulaş yolu da anneden bebeğe gebelik süresince, doğum sırasında ve emzirme ile bulaştır.

AIDS; Öpüşmek, Tokalaşmak, Dokunmak gibi Sosyal Temaslarla Bulaşmaz

Tükürük, ter, gözyaşı ve idrar gibi vücut sıvılarında virüs bulunmamaktadır. Bu nedenle öpüşmek, tokalaşmak, dokunmak, sarılmak, ortak duş-banyo alanlarını ve tuvaletleri kullanmakla bulaşmaz.

AIDS, Önlenebilir Bir Hastalıktır

Kan, meni ve genital sekresyonlar ile temastan korunarak hastalığın önlenmesi mümkündür. Tek eşlilik ve korunmalı cinsel ilişki HIV bulaşını önler. Ayrıca, uyuşturucu ve damar içi madde kullanımından veya ortak enjektörlerin kullanımından kaçınılması HIV bulaşını önler. HIV ile enfekte hamilelerin bebeklerine HIV geçişini önlemek için mutlaka hekim kontrolünde olmaları gerekir.

HIV İle Enfekte Olmuş Kişilere Ayrımcılık Yapılmamalıdır

HIV ile enfekte olmuş kişilere ayrımcılık yapılmaması, bu kişilerin hiçbir şekilde suçlanmaması, yargılanmaması ve toplumdan dışlanmaması gerekir.

Mevcut Tedaviler İle Virüs Yok Olmaz Ancak Kontrol Altına Alınabilir

HIV enfeksiyonu halen uygulanmakta olan ilaç tedavisi ile ölümcül bir hastalık olmaktan çıkıp yaşam boyu ilaç kullanımını gerektiren bir tür kronik hastalığa dönüşmüştür. Mevcut etkili ilaç tedavileri ile virüs kontrol altına alınabilir. Hekim kontrolünde olan ve ilaçları önerildiği şekilde kullananlar sağlıklı bir şekilde hayatlarını sürdürebilirler. Halen virüsü vücuttan tamamen yok edecek bir tedavi şekli yoktur.

Erken Tanı HIV/AIDS Yayılmasını Önler

Hastalık ne kadar erken tanınırsa o kadar erken tedavi ile kontrol altına alınması mümkün olur. Halen dünya genelinde enfekte hastaların yarısının hastalıklarını bilmediği tahmin edilmektedir. Bu yüzden, bulaş riski oluşturan korunmasız cinsel teması olan veya şüphe duyan kişilerin HIV ve cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklar yönünden test yaptırması önemlidir.

HIV/AIDS Aşı İle Korunulabilir Bir Hastalık Değildir

HIV/AIDS’den korunmada henüz etkili bir aşı yoktur. Ancak, HIV bulaşı açısından başta korunmasız cinsel temastan kaçınmak olmak üzere gerekli tedbirlerin alınması ile hastalıktan korunmak ve yayılmasını önlemek mümkündür.

HIV enfeksiyonunun yayılımını önlemede, hastalık ve bulaşma yolları açısından toplumsal farkındalığın artması ve doğru bilgilendirme büyük önem taşımaktadır. “Dünya AIDS Günü” vasıtasıyla hastalığın bulaşma yolları ve korunma konusunda toplumumuzun dikkatlerini çekerek hassasiyetin artmasını beklemekteyiz.

Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve
Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD)
Yönetim Kurulu

7. Türkiye EKMUD Kongresi

Git

Başkanın Mesajı

Devamı

Sunu Merkezi

Devamı